in , ,

SEVİMLİSEVİMLİ HARİKAHARİKA

Köpek korkusu neden olur? Üniversiteliler yanıtladı!

İnsanlar köpeklerden neden korkuyor, köpek korkusu nasıl oluşuyor? köpeklere nasıl yaklaşılmalı, bunun için neler yapılmalı? Üniversiteliler yanıtladı!

İnsanlar köpeklerden neden korkuyor, köpek korkusu nasıl oluşuyor? Köpeklere nasıl yaklaşılmalı, bunun için neler yapılmalı? Üniversiteliler yanıtladı!

Bilkent Üniversitesi Hayvan Dostları Kulübü

Hande Şiri: “Genelde insanlar bu soruyu geçmişte yaşadıkları bir travmaya veya doğuştan gelen sebepsiz bir çekinmeye bağlıyorlar. Bana göre, bunun yetiştirilme tarzıyla ve aileden gelen yaklaşımla çok alakası var. İnsan, her travmanın üstesinde gelebilecek donanıma sahip bir canlı. Geriye sadece istemek, başaramıyorsa bile yaşam haklarına saygı duymak kalıyor.”

Çağ Üniversitesi Hayvanları Koruma ve Yaşatma Kulübü

Ceren Saygılı: “Hepimiz biliyoruz ki Türkiye’de Sokak hayvanları bakımı beslenmesi, hayvan hakları, evcil hayvan beslenmesi son 3-4 Yılda ivme kazandı. Ve geçmişte amcalarımızın, dedelerimizin halalarımızın, teyzelerimizin, anne ve babalarımızın kısacası büyüklerimizin aman dokunma ısırır aman dokunma hastalık kaparsın aman dokunma mikropludur gibi uyarıları yüzünden birçoğumuzun onlara karşı ön yargısı ve fobisi ya da korkusu var. Kulüp olarak bunu her zaman savunacağız. Bir kere herhangi bir canlıyla göz göze gelip onu ellerinizle besleyip doyurup sevmenin nasıl güzel bir duygu olduğunu hissedince eminiz bir daha asla görmezden gelemeyeceksiniz.”

Dokuz Eylül Üniversitesi Empati Hayvan Dostları Topluluğu

Oğuz Kabakçı: “Genelde daha önceden yaşadıkları bir olaydan dolayı oluyor insanların korkmaları. Bizim grubumuzda bile var köpeklerden korkan. Ama onları besledikçe ve sevdikçe alıştılar. Artık korkmuyorlar. İnsanlar korktukları için uzak duruyorlar. Bir kere bile onları beslemeye ve de sevmeye çalışmıyorlar. Bunu deneseler aslında köpeklerden korkmamaları gerektiğini de anlarlar.”

Kocaeli Üniversitesi Doğa ve Hayvan Dostları Kulübü

Yunus Kozan: “Köpek korkusu genelde çocuk yaşta yaşanmış travmalar sonucunda oluşuyor. Tabi ki bunun yanında yetiştirilme tarzı da çok önemlidir. Bir hayvanla büyümüş çocuk ile “mikroplu, ısırır, pis, hastalık kaparsın” söylemleriyle yetiştirilen çocuklar arasında dağlar kadar fark var. İnsan egemen bir toplumda yaşadığımız için sadece varlıklarından rahatsız olan insanlarda mevcut. Ama sonuç olarak her canlının yaşam hakkına sevmesek bile saygı duymalıyız.”

Marmara Üniversitesi Hayvanları Koruma Kulübü

İzel Dai: “Bunun sebebinin insanların bilinç eksikliği olduğunu düşünüyoruz. İnsanlar köpeklerden hastalıklar kapacaklarını ve her köpeğin kendilerine saldıracağına inanıyorlar. Bunlar kulaktan dolma ve dayanağı olmayan bilgilerdir. Bu anlamda bilinçlendirme çalışmalarını çok önemsiyoruz. İnsanlar öncelikle hayvanların duygularını anlamaya çalışmalı. Yaklaşılmak isteyen köpek stresli mi, saldırgan mı, korkak mı bu anlaşılmaya çalışılmalı, sakin ve yavaş hareketler ile yaklaşılmalıdır.”

Pamukkale Üniversitesi Doğayı ve Hayvanları Koruma Topluluğu

Ömürcan Işık: “İnsanların köpeklerden korkmalarının tek sebebi ön yargılarıdır. Eğer ön yargılarını kırabilirler ise, gösterilen sevgiye hiçbir zaman ihanet etmeyecek hayvanlarla dost olabilirler. Çünkü benim emin olduğum tek bir şey varsa o da sen bir hayvana zarar vermezsen o da sana asla zarar vermez.”

Sakarya Üniversitesi Doğa ve Hayvan Hakları Topluluğu

Asiye Şefika Sümeyye Kapusuz: “Hayvan korkusu ile hayvan düşmanlığı ya da hayvan nefreti farklı şeylerdir. Hayvan korkusu gayet tabii bir problem iken, hayvan düşmanlığı ya da nefreti ancak kişinin insani çizginin dışına çıkması ile olur. Bunun yanında hayvan korkusu kişiye, küçüklükten kalan bir dürtü, yaşanmış talihsiz bir olay, ya da maalesef çevreden gelmiş bir öğreti ile yerleşmiş olabilir.”

“Bir ebeveynin yaramazlık yapan çocuğunu “Bak köpek geliyor, hav hav, kaç çabuk, bırak onu…” benzeri korku içeren tutumlar sergilemesi.”

“Çevre etkisi sırf ebeveyni ya da yakın arkadaşı korkuyor diye kişinin o hayvandan korkması şeklinde de gerçekleşebilir. Bu etkiler genellikle çocuk yaşlarda tohumlarını eker ve karşı bir çabada bulunmadığı sürece hayatı boyunca kişi ile kalır. “Karşı bir çabada bulunmadığı sürece” diyorum çünkü hayvan korkusu aşılamayacak bir şey değildir. Kişi bu korkusunun üstüne giderek, kendi içinde ve pratikte bazı çabalar içinde bulunarak bu korkusuyla baş edebilir. Fakat bu çabaları itekleyecek ve sonuca ulaşmasına yardımcı olacak bir numaralı güç hayvan sevgisidir. Her şeyden önce hayvanlardan korksanız bile lütfen onları sevin, gerisi gelecektir.”

Süleyman Demirel Üniversitesi Hayvanları Koruma Topluluğu

Zeynep Yurt: “Hayvanlardan korkmalarının en büyük sebebi; çocukluktan gelen ön yargı… İşte bunu kırmak için hayvanlar ve çocukları yakınlaştırmak istiyorum. Bir anne; çocuğu, kediye veya köpeğe dokunmak istediğinde ona destek olmalı ve birlikte sevmeliler. Hayvanların ısırması çok nadir görülür. İnsanlardan zarar gören, şiddete, cinsel istismara maruz kalan hayvanlar hep korkaktır ya da hırçındır. Onlara sevgiyle yaklaşın. Sevginin açamayacağı hiçbir kapı yoktur. Bu yüzden hayvanları sevmeyi ve onları korumayı öğretelim.”

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Hayvan Severler Topluluğu

Deniz İpek Akar: “Sanırım bu soru, en rahat cevap verebileceğim soru. Çünkü dediğim gibi ben de bir zamanlar köpeklerden çok korkuyordum. Evimin çevresinde çok fazla sokak köpeği yaşıyordu ve bu durum beni çok geriyordu. Özellikle akşam olduğunda dışarı adım atmaya çekiniyordum ya köpekler tarafından saldırıya uğrarsam diye. TOBB ETÜ’ye geldiğimde de aynı sorun baş göstermeye başlamıştı. Okulda dolaşırken bir köpekle karşılaştığım zaman korkmaya başlıyordum. Bu korkumu yenmem gerektiğini iyice anlamıştım çünkü köpekler yaşadığımız doğanın bir parçası ve karşımıza çıkmalarına engel olmak gibi bir durum asla mümkün değil. Bunu idrak ettikten sonra onlara alışmaya çalışmaya başladım.”

“İlk olarak, bana durduk yere zarar vermeyeceklerini, aslında onların da bizler kadar ve hatta daha çok sevgiye ihtiyaçları olduğunu fark ettim. Daha sonra da aslında ne kadar sevimli hayvanlar olduklarını… Topluluk üyesi bir arkadaşım sayesinde, topluluğumuzun, bir köpek eğitmeni ile birlikte okulumuzda düzenlediği bir konferansa katıldım. Bir köpek gördüğümüzde sevmek için nasıl yaklaşmamız gerektiği, korktuğumuzda nasıl hareket etmemiz gerektiği gibi birkaç yararlı bilgi öğrendim. Ardından bunları uygulamaya koydum. İlk olarak okuldaki köpekleri sevmeye başladım.”

“İlk önce yanlarına yaklaşıyor ve beni koklamalarına izin veriyordum. Ardından çenelerinin altından hafifçe sevmeye başlıyordum. Böylece tanışmış oluyorduk. Bir süre sonra fark ettim ki ben bankta otururken arkamdan gelip “benimle oyna” demeye çalışarak omzumu yalayan bir köpekten bile korkmamaya başlamışım! Harika bir andı. Suratımda kocaman bir gülümsemeyle bana bakmakta olan köpeği hiçbir korku yaşamadan sevdikçe sevdim, ardından dakikalarca oynadık. O günden beri aslında ne kadar masum canlılar olduklarının farkındayım ve elimden geldiğince onları anlamaya ve kalbimde hissettiğim kocaman sevgiyi onlara hissettirmeye çalışıyorum.”

“Bu yüzden köpeklerden korkmanın aslında çok büyük bir olay olmadığını ve aşabileceğinizi kabullenmek bence sizin için çok güzel bir adım olacak. Onların karşılıksız sevgilerini biraz hissettikten sonra bile zaten onları sevmekten, yardımcı olmaya çalışmaktan kendinizi alamayacaksınız. Unutmayın, sevgi sahip olduğumuz en güzel ve en güçlü his!”

Trakya Üniversitesi Hayvan Dostları Topluluğu

Aslı Sümeyye Demirel: “Köpeklerden korkmanın, biraz çocukken yaşanılanlara bağlı olduğunu düşünüyorum. Hayvanlar rahatsız edilmedikçe ya da çok uzun bir süre aç kalmadıkça saldırganlaşmazlar. Aç ve rahatsız edilen bir insan nasıl tepki koyarsa aynı tepkiyi koyuyorlar. Hayvanları bu konuda anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Hem aile bireylerine hem de bizlere çok iş düşüyor bu konuda.”

“Ben Hayvan Dostları Topluluğu Başkanı ve bir birey olarak insanların hayvanlardan korkmalarını anlayışla karşılayabilirim. İnsanlar korkabilirler ama o canlılara “saygı” göstermek zorundalar. Sırf korktukları için hayvanları itmemeleri, taş atmamaları, tekme atmamaları gerekiyor. Hayvanlara şiddet eğilimi gösteren insanlar zaman geçtikçe diğer suçlara da karışabiliyorlar.”

“Hayvanların hisleri çok kuvvetlidir. Sevilmediğini, ondan korkulduğunu hemen anlarlar. İnsanlar hayvanlara yaklaşırken güvenle ilerlemelidir. Onlara bir adım yaklaştıklarında, onların başlarını okşadıklarında gözlerinde oluşan mutluluğu görünce insanlar da kendilerini mutlu hissedecektir.”

Yıldız Teknik Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü

Gökhan Çiftçi: “İnsan psikolojisi çok hassas bir yapıya sahip olduğundan fobi sebebi olarak birçok şey örnek verilebilir. Ancak en çok karşılaşılan fobi sebepleri çocukluk çağı içerisinde yaşanan travmalar ve ailelerin çocuklarını hayvanlardan uzak tutmaya yönelik çabalarıdır. Ağaç yaşken eğilir sözü tam da bu noktada işe giriyor ve ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğine ışık tutuyor.”

“Çoğu hayvan, insanlardan herhangi olumsuz bir tepki görmediği sürece saldırgan bir davranışta bulunmuyor. Özellikle bizim kampüsümüzdeki köpeklerimiz çekingen ve korkak olmalarına rağmen saldırgan bir davranışa sahip değil, aksine bu zamana kadar gezip görmüş olduğumuz tüm barınak, orman ve bakımevleri içerisinde tanışmış olduğumuz tüm köpeklerden daha insan canlısı bir yapıya sahipler.”

“Çünkü hepsi yavruluk zamanlarından itibaren kulübümüz gönüllüleri tarafından özel ilgi görerek büyüdüler. İnsanlar hayvanlara önce kendilerini tanıtmak amacıyla avuçları açık bir şekilde ellerini koklatarak yaklaşmalı ve gerçekten tanımadıkları hiçbir hayvana ilk başta aşırı samimi davranışlarda bulunmamalı.”

“Hayvanların da bizim gibi birer kalp, beyin ve karakter taşıdıklarını unutmayarak, onlara saygı duyarak yaklaştıkları takdirde hiçbir sorunla karşılaşmayacaklardır.”

Beykent Üniversitesi Hayvanseverler Kulübü

Duygu Erçavuş: “Tamamen çocukluktan gelen bir kanı ebeveylerimiz biz küçükken dokunma, sevme, pis, ısırır dediği için oluşan ön yargılardan ya da küçükken yaşadığı bir travmadan meydana geldiğini düşünüyoruz. Bu dönemlerde ailelere çok iş düşüyor.”

Medipol Üniversitesi Hayvanları ve Doğayı Koruma Kulübü

“Büyük köpek gördüklerinde özellikle saldırgan kuduz gibi duyumları alıyorum. Oysaki sen köpeğe bir şey yapmadığın sürece durduk yere hayvan saldırmaya geçmez. Eğer korkunuz varsa öncelikle onların karnını doyurarak başlayın zaten o size kendini sevdirecektir.”


FacebookInstagramTwitter

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Avatar

Hayvan Hakları Komisyonu tarafından oluşturuldu

Hayvan haklarına yönelik tüm içerikler Hayvan Hakları Komisyonu tarafından özenle hazırlanarak, 'Hayvan Hakları' kategorisi adı altında arşivlenmektedir.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Loading…

0

İletişimde alımlama: Siyahi bir ailenin sokağınızdan ev alması üzerine evinizin değeri nasıl düşer?

Türk basınında sansürün kaldırılması